“GENÇLİĞİN YOLU İŞÇİ SINIFININ YOLUDUR”U BİZE İLK ÖĞRETEN HARUN KARADENİZ

28

Sosyalist gençlik hareketinin önderlerinden Harun Karadeniz’i bundan 40 sene önce 15 Ağustos 1975’de kaybettik. Siyasi tarihimizde özel bir yeri olan Harun’u anmak bugün tüm ilericiler ve sosyalistler için ayrı bir önem taşımaktadır.

Harun Karadeniz 1942’de Giresun’da doğdu. İstanbul Teknik üniversitesi (İTÜ)ye girdikten sonra siyasi harekete katıldı. TİP ve FKF saflarında mücadele eden Harun, kısa zamanda boykotlarda, işgallerde, ve faşistlerle çatışmalardaki aktifliği ile ön plana çıktı ve gençlik hareketinin en etkin liderlerinden biri oldu. O döneme damgasını vuran 6.Filo’yu protesto eylemlerinde başı çekti; o olayda arkadaşı ve TİP üyesi olan Vedat Demircioğlu’nu kaybetti.

Gençlik hareketi içinde MDD’ci eğilimlere karşı tavır alan Harun, gençliğin kendini işçi sınıfın yerine koyarak “öncü” rolüne soyunmak yerine işçi ve emekçi hareketiyle iç içe olması ve ona destek vermesi gerektiğini savundu. Sınıf çizgisini savunan bir gençlik önderi olarak grevlere destek oldu, baba ocağı Karadeniz’e giderek tütün mitinglerine katıldı, emekçi köylülüğün mücadelesine omuz verdi.

Pratikteki eylemliliğinin yanı sıra Harun, düşünsel alanda da aktif oldu. Yazdığı “Eğitim Üretim İçindir” adlı eseri, yıllar boyu ülkedeki çarpık eğitim sistemine alternatif arayan ilericilerin ve eğitim emekçilerinin el kitabı oldu. Bu kitapta Harun, yıllar önce Marx’ın “Kapital”de temellerini ortaya attığı ve selamladığı “üretimle iç içe geçmiş eğitim” anlayışını savundu. Ezberci, basmakalıp, insanın verimliliğini düşüren baskıcı eğitim sistemi yerine üretime yönelik, kalkınmayı destekleyen, yaratıcı bir eğitim anlayışını ortaya koydu. Türkiye’deki eğitimin tarihini incelediği bu kitapta Köy Enstitüleri deneyini, ve Milli Eğitim Şura’larını analiz ederek eğitimdeki ABD etkisini, beyin göçünü, devletin teknoloji üretme konusunda (bugün de sürmekte olan) kayıtsızlığını ve politikasızlığını teşhir etti. Bir öğrenci lideri olarak 1960’ların sonunda yazdığı bu mütevazi ama etkin çalışma, 40 yıl sonra değişik toplumsal sorunlar konusunda somut çözümler üretmekte yetersiz kalan biz Türkiye sosyalistleri için de bir örnek olmalıdır.

Bir diğer eseri olan “Kapitalsiz Kapitalistler” ise işçi ve emekçilere yönelik olan ve kapitalist sistemin temel mekanizmalarını anlatan bir eğitim broşürüdür. Ücret, kâr, artı-değer, sömürü, işsizlik ve ekonomik krizleri basit, anlaşılabilir bir dille anlatan bu eser, ülkeyi etkileyen ekonomik sorunlara çözüm olarak sosyalizmi hedef gösteren başarılı bir propaganda ve eğitim malzemesidir. Hayatı boyunca hep işçi sınıfını aydınlatmayı ve bilinçlendirmeyi başa koyan Harun, bu çalışmasıyla emekçi sınıflar içindeki siyasi bilinçlenmeyi hızlandırmayı amaçlamıştır. Gerçekten de uzun yıllar, “Kapitalsiz Kapitalistler” sendikaların temel eğitim malzemelerinden biri olarak binlerce işçinin eğitiminde başarıyla kullanılmıştır.

Bir inşaat mühendisi olan Harun Karadeniz, mühendislik mesleği ile de ilgili önemli çıkışlar yaptı. “Biz mühendisler için önemli olan kim için ve ne için üretim yaptığımız bilmek,ve halk için üretim yapmaktır” sözüyle mühendislere, Türkiye sol hareketinin her zaman önemli bir bileşeni olan ilerici mühendis hareketine ışık tuttu.

Harun, 12 Mart darbesinden sonra Dev-Genç ve TKP davalarından yargılandı. O dönem sol kamu oyu “TKP” adını ilk defa bu dava vasıtasıyla, muhtemelen Harun ile bağ kurmuş olan TKP’nin çalışması ile duydular. Kendisini kemiren kanser hastalığı ile mücadele ederken önce kolu kesildi. İyileşmesi için zorunlu olan yurt dışı tedavisine, faşist yönetim izin vermedi ve bu pırıl pırıl insanın herkesin gözlerinin önünde mum gibi erimesine göz yumdu. Evli ve bir çocuk babası olan Harun Karadeniz’i 15 Ağustos 1975’de, yaşadığı takdirde birikimi ve tecrübesiyle büyük katkıları olacağı bir yaşta, 33 yaşında kaybettik.

Karacaahmet mezarlığının girişinde olan kabri, 1975’den beri her sene yoldaşları, ilericiler, sosyalistler ve mühendis meslektaşları tarafından düzenli ziyaret edilmekte, anısı asla unutulmamaktadır. Mezar taşında yazılı olan dizeler ise, onu uğruna canını verdiği geleceği bizlere müjdelemektedir: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine”….

TEILEN